19 Mayıs 2010 Çarşamba

martıcığım&angora'm; ikinize de elveda :''(


yavaş yavaş kaybolurken
hızlı mı hızlı kalp de çarparken

hasretlik daha gitmeden başlamışken

son günlerde bir köhnede

gamze içinde peydah oldum!

o sıralarda tengri bana;

gülümsemesi yanaklarında

ufak bir çukur ile ödüllendirilmiş

bir candostu verdi !

olur da bulamaz beni diye de

o çukurda hatırlattı kadimliğini ,

en küçük tebessüm de

yanında olacağımı bilmem,

ancak aynaya gülerken
beni fark edecekte olsa
kafi geldi bu oğula!

dost; her gülümsende
ben yeniden doğacağım
varsın bu seferlik böyle olsun

yanında olamayacağım
artık
gidiyorum martım gid... :''(
tebessümünde saklı bir oğulum ben!..


"candostum burcu saraçoğlu'na ..."






Gidiyorum ben angora’m,gidiyorum ben martım!..


Beni bağrına bastın, bunca yıl kahrımı çektin ve yirmi altı yıl boyunca beni büyüten şehirsin sen angora!. sen benim ilk göz ağrımsın angora.acı tatlı anıları ile nefes aldığım yegane kentimsin angora. senden öğrendim soğukluğu ve gri kalabilmeyi!..
bedirhan gökçenin dediği gibi:
hey gidi angora heyy!!! beni de benzettin ya kendine!astın suratımı resmileştirdin yüzümü!..
Gülümserken en sevinçli anımda resmi görünebilmeyi garipsenme hissini ve tüm bunları sayende yaşadım angora!..

Sen ki beni dikmende bulmuştun angora!Daha konuşamıyordum ama sen güneşi gönderdin bana, lüzum yoktu kelimelere; bizim aramızda! Öyle bir bağ kurduk ki angora, kimse ile paylaşamadın; kıskandın güneşin oğlunu aramızdaki bağı öyle sıkı tuttun ki; istemedin kimselerin bu bağı
çözmesine!..

İlk emeklememde; senin o gri tonunun çakıl taşları arasında görüldüm! Taşlar dizlerimi parçalasa da verdiğin güç ile vazgeçmedin angora! Senin sevgin ile emek vererek emekleyerek yürümeyi öğrendim angora!

İlk okula gidişimde sen yine yanımdaydın,o siyah önlük senin bürokrat yönünü öylesine yansıtıyordu ki; kendimi kocaman görüyordum, dev aynasına gerek yoktu!bir siyah önlük ile halletmiştim büyümek meselesini ve adım adım atlıyordum sınıfları angora!..

İlk senin idarende tattım aşkı,daha küçüktüm angora! Bihaberdim her şeyden ,tozpembe değildin sen; hayatta sen gibi geliyordu gözüme! Ama ben vazgeçmeden değiştirmek istedim senin bu soğuk yüzünü ve ilk aşkımı gördüm angora!Sığındım senin o soğuk yönünü yansıtan bir izbe yere! Taş köprüde görüldüm ve ilk monoloğumu da tam o gün tattım angrora!..

Baktım usulca süzülen akşam güneşine ve dedim ki aşkı tattıracağım sana angora! sende göreceksin;sevilmez denilen,çekilmez sanılan deryanın unuttuğu bu iç bölgenin bu kenti nasıl bir aşk yaşayacak ve senin bu yüzünden eser kalmayacaktı! Güldün bana değiştiremezsin oğul dedin ama ben gülmeyi senden öğrendim; nasıldır bilirim bu işler diyerek koyuldum bir aşk yoluna angora!..

Güneşimi görebilmek adına her gün batımında her gün açtığında bu tepeden seni görmeye geleceğim demiştim ve yıllar boyunca bu sözümü tutarak güneşim ile seni bütünleştirdim angora!..

Yine güldün; ne kadar sürecek ki dedin, bir müddet sonra o tepe de dolar taş yığınları ile! Beni bu kadar soğuk yapan sizler değil misiniz? Sonra suç benim oluyor diye serzenişte bulunmuştun!
o sıra anlamamıştım ne demek istediğini; ama şimdi anlıyorum angora!Bugün o tepeye gittim her gün seni andığım yere ; ama ne oldu dersin angora tahmin ettiğin gerçekleşmiş orayı da kaplamış soğuk taş kütleleri,güneşim sana uzaklaşmış ve görünmemekte! Toplu mezarı andırırcasına öylece dikilmişler ve kaplamışlar her yeri!Ben öylece dona kaldım;kızamadım ,tepkisizdim angora!..


Yeni bir yer bulmalıydım seni görebileceğim; ama gel gör ki o gücü bulamadım angora! Neden diye sormayacak mısın,deli oğluna? Neden diye boynunu omza yaklaştırmayacak mısın?
Ben söyleyeyim angora! Bak gidiyorum ben;dayanamadım artık, ondandır ki gücüm yok artık angora!..

Eskiden değişim için değişmiş ve herkesi sevmeye yönelmiştim ya hani! Bak gidiyorum işte; sevdiğimin nefes aldığı şehirden uzaklaşıyorum!O evlenip barklansa da; ben onu sevmekten vazgeçmedim angora!Sen ne kadar tasvip etmesen de; ben hiç vazgeçmedim angora!Bilirsin inatçı bir deliyim ben angora!..

Yine bir sona yaklaşırken bu sefer nasıl bir başlangıç olarak meraklardayım angora!Eskiden çok terk ettim seni ;ama biliyordum ki ben bir tilki idim!Sen ise beni bağrına basan; kürkçü dükkanının, o ak saçlı, gözleri görme yetisini yitirmiş, bastonu ile hayata tutunan yaşlı kentim angora! Sen yine kabullenirdin bu oğlunu! Ama bu gidiş farklı be angora! Şu an saat gecenin bilmem kaçı olmuş,saate bile bakasım yok, çünkü o saatte sen varsın angora! Her saatim sen olmuşsun orada bile sen görmekteyim ben!..

Şimdi bana deli diyeceksin farkındayım ama aması yine var angora! Seni çok sevdim ben, çok kavgalar da etsem senin ile; seni bir kalemde silsem de, sen yeni bir sayfa ile hep yanımdaydın angora!..


Öyle şeyler yaşattın ki bana; bu kısa gibi görünen ama bol çalkantılı ömrümde! Yeri geldi kendimi sorunlar yumağı içinde buldum angora! Henüz kanım deli atarken; her meselede çözüm yolu idim!Üzerime büyük bir sorumluluk verdin angora! Ben erken büyüdüm; aynı senin gibi!Bir anda başkent olmuştun ya hani,kendi halinde iken; bir anda yeni bir vatanın merkezi konumuna gelmiştin!İşte bende öyle oldum angora! Bir anda büyüdüm ve söz sahibi oldum; ne ara bu kadar büyüdüm ben bile anlayamadım angoram! Ama bu büyümek bana bir hayli pahalıya patladı angora! Daha çocukluğumu yaşayamadan büyüdüm, sonra büyük olmayı sevdim; bu seferde büyüklük içinde çocuksu hareketlerim ile göze battım! Güleç yüzüm öyle fazla olmaya başladı ki hayır demeyi öğrenemedim angora! Çünkü erken büyüdüm ya ben ;ağacın yaş halini hiç tadamadım angora! bir anda meyve verir oldum ben bile şaştım bu işe agoram!..Keşke her şey sırasında olsaydı da bende boyumdan büyük işlere karışmasaydım angora!..

Bak yine satırlar ardı sıra gelmekte, gece ilerlemekte benim parmaklarım delicesine seni anlatmakta; ama istemiyorum ki bu gece bitsin, seni ne kadar sevmişim be angora ne kadar bilemesizsin!..

Bu yazdıklarım birkaç cümleye sığdırabilirdim bilirsin azlık özlük kavramına saygı duyduğumu; ama yapamazdım bunu sana, seni birkaç cümle ile geçiştirmek bana yakışmazdı angora!
Çünkü sen anlatılmalıydın, benden geri kalanlara ders niteliğinde değil, öğütten uzakça kendini tanıtmalıydın, işte demeliydin işte ben böyle bir kentim!Beni seveni ben öyle ödüllendiririm ki; ben için yazar, ben için yaşar ve ben ile ayrılacağını görünce göz yaşı döker! İşte bu yüzden sana yazıyorum angora! İstiyorum ki ne kadar önemlisin ;bilsin herkes, ne kadar güzelsin; görmesinler onu kıskanırım o bana kalsın angora!..

Sözcüklerin bitmesi bende na mümkün iken;ben susmam bilirsin! Bu yönüm az biraz da sana benzemekte; her ses buradan yükseliyor ya hani!..Her şeye burda karar veriliyor, işte ben bu çok sesliliğin sessizliğinde bir temsilcisi olmuşum gidiyorum be angora!..

Şimdilerde iyice melankolik oldum eskiden olsa çok daha zor gelirdi sen ile vedalaşmamız!Çünkü eski değerlerimden bir hayli uzaktayım bu aralar! Çok kişiyi çıkardım hayatımdan ;senin sayende oldu bunlar! Onların gerçek yüzünü güneşin ile gösterdin bana; artık kanma onlara dedin, ben de seni dinledim ve şu an her gün geçtikçe büyümekteyim ama sensiz kalıyorum ben angora!..
Bir can dostu verdin bana ve ben bu satırları onun sayesinde yazmaktayım! şimdi ben ona:

gidiyorum dedim ama bir yanım burada angora! Can yücele de kızgınım ; hani kal diyen yan kazanıyordu! O bile kandırdı beni angora!Martım zaten denizden uzak kalmış, kıstırılmış bir bozkırda kanat çırpmaya çalışırken, ben onu bırakıp engin deryalara gidiyorum! Farkındayım bu haksızlık; sen bilirsin anlarsın halimi, onu sana teslim etmeye geldim angora! Onu sana bırakmaya geldim, bir telefon kadar yakın olsam da aramızda artık uzun mesafeler var angora!..
Ve ben her an istediğimde yanında olamayacağım angora!
Lütfen geri çevirme bu isteğimi ve kabul et ve ben yerine koy güzel kardeşimi can yoldaşımı; bağrına bas ve onu da güneşin kızı ilan et!

Ben yokken onu benimse;çünkü onun gözlerinden bakmaktayım ben!
Onun ayakları ile yürümekteyim ben,onun duydukları ile seni hissetmekteyim ben,yani ben sendim ya hani; o da ben! Değişmeyecek hiç bir şey onu sana emanet ediyorum lütfen canım martıma,meleğime iyi bak ve onu kötülüklerden koru angoram!…


Seni ve martımı çok seviyorum angora’m!….

İkinizde birbirinize emanet olun!
Elim ilk önce kalbe oradan iki yana giderken benden size elveda :'''(


f.ferdi durusulu....

5 yorum:

  1. Canım, bitanecik dostum.. Bu bir veda değil, bu yeni bir başlangıç ve dostun olarak ben Angora'nın temsilcisi olarak hep burada bıraktığın yerde olacağım. Dostum yeni bir başlangıçla yepyeni bir hayata adım atarken ben bunu bir veda gibi nasıl algılarım? İnan çok mutluyum. Yollar kısalır yeter ki dostluğumuz baki kalsın. Sen benim bitanecik dostum, kardeşimsin.

    Kardeşim yolun, gönlün, bahtın açık olsun. Ben güneşin kızı Angora'da mutlu olacağım bu sefer:)

    YanıtlaSil
  2. canım kardeşim,bu veda değil biliyorum senin varlığın ile ayakta kaldım ve hayata tutundum ben,seni seviyorum dostluğumuz bağlar ile ifade edilemeyecek kadar güzel tanrım nazardan saklasın
    ve güneşimi sana emanet ediyorum artık sen güneşin kızısın ((:

    YanıtlaSil
  3. İyi yolculuklar yolun açık olsun Ferdi ;)

    YanıtlaSil
  4. Vedalar olmasa kavuşmaların bir anlamı olurmuydu ki.

    Gİtmek gelmek kadar kolay olsaydı,bu satırlar çoğalırmıydı.

    Yukarıdan bakabilseydik aşağıya bir nokta tanesi kadar olduğunu ve avucumun içinde alabilecek kadar yakın olduğunu anlayabilirdik.

    Mutlaka bir gün vedalar kavuşmaya dönecek dün yaşanmışlıklarınızı anı aolarak biriktirip paylaşacaksınız yeniden. Selam aolsun angoraya, selam olsun martıya.

    Güneşimin oğlu hoşgeldin buralara.

    YanıtlaSil

"yorumlayınız,yorunuz,yordurunuz efendim"