9 Nisan 2010 Cuma

tutunamayanlar ile tutunmaya çalışan bir oğul!...



- Bu yol nereye çıkar Olric?..
- Hiçbir yere efendimiz...
- Hiçbir yer neresidir Olric?..
- Doğru yerdir efendimiz...
- Gidelim mi?..
- Vardık efendimiz...


"tutunamayanlar'dan

bir alıntı yaptı başak eligül dostum

bende ardı sıra dile geldim yine yeniden..."


<<<<>>>>


-ben geldim yine, konuşalım mı biraz!


-konuşmak mı?? tanıyamadım kimsin?


-ben mi? güneşin oğlu, hanidir aşık olan…


-hımmm,tanıt bakalım kendini a oğul?


-unutmuşsun sen beni!..


-unutmak mı? kimsin sen güneşin oğlu?


-kimliksizim tengrim...


-biz sana kimlik vermedik mi a oğul?


-verdin tengrim! ama kaybettim,

onlarda hükümsüz kıldılar!..


-ne istiyorsun peki benden?


-bir şey istemek için gelmedim tengrim!

adımın ağırlığı üzerimde!

konuşacak bir ademoğlu bulamadım,

sana sığındım, bir sen geri çevirmezsin

bunu bildiğimden geldim sana!...


-daha önce nerelerdeydin?

diye sorsam, cevap verebilir misin a oğul?
başı sıkışınca beni hatırlayanları

sevmediğimi biliyorsun!!!
bunu daha önce konuşmadık mı?


-konuştuk tengrim! konuştuk farkındayım!,

bir başkası olmadığımı bildiğimden geldim
bana verdiğin misyonu bildim ve koşulsuz geldim!

bilirsin dünyevi olayların uzağında yaşadığımı

isteklerimin bir başkasına oranla

zayıf olduğunu düşündüğümden geldim..


-sen kendini ;

bir yalnızlık türküsüne kaptırmışsın a oğul!

acıdan beslenmeyi adet edinmişsin,

kapatmışsın evrene kendini

biz sana bu şekilde bir görev vermedik

seni çözüm için gönderdik!

sorunları sorun yapan nedenlerdir!

biz sana sonuç verdik

sen hala ilk nedeni sorgulamaktasın!


-bir başıma kalmayacağıma söz vermiştin

bende bunu bilerek yaşadım

her nedenin altında ezilir oldum!

her nedende tek başıma kaldım,yine yeniden!..

bak halime dertleşemiyorum kimseler ile!...


-bak farkında bile değilsin,

dertleşiyoruz onaysız hemde!

her şey kendi şekillenir a oğul!

sende yarınlarını şekillendirirken bunu unutma!

gönülden iste biz yanındayız!..

neden arama artık! sonuç sensin!

görevini tamamla ve geri dön bize!


-gerçekten fark etmekten çok uzağım!

çok teşekkür ederim tengrim!

yine aydınlattın aşık oğlunu

yine çözdün bu kördüğümü!

13h2k der ve giderim!...


f.ferdi durusulu dostu başak eligül'e tşk eder

8 yorum:

  1. Gözüm uzun süre ekranda öylece kalakaldım insan kendini dış dünyadan soyutlamadan, yani hala çalışırken, hala evliyken, hala çocuğu varken, hala bir kimlik iken kısaca, bu kadar kimliksiz kalabilir mi?

    YanıtlaSil
  2. @ruhumun pusulası ;
    dostum sen, anlık erkana kilitlenmişsin,
    ben gerçek yaşamda kilitlendim ve bakmaktayım olan bitene,dış dünya ne ola ki yaşadıklarım yanında,yazsan roman olur dediler! ama hikaye çok benzerdi: binlerce filmi çekilmişti, binlerce kitaba konu olmuştu, efsane aşkların doğmasına sebep olarak; masal masal anlatılmaktaydı! bana düşen yazmamaktı,
    ama yazamadığımda olanlar; kimliksiz olmama yol açtı, işte bundandır ki
    -hala yaşıyorken, nefes alabiliyorken kimliksiz olmak mı?
    -yoksa soyutlanıp figüranca rol yaparak gerçekleri tamamı ile görererek kabullenmek mi? ben kabullendim ve acıdan beslenerek yaşıyorum artık,an olur da yazamaz isem sizin endişeleriniz gerçekleşmiş olur ,gerçek dünyada kimliksiz bir ruh olarak dolaşabilirim,ama dostlarım sayesinde aştım güçlükleri ve şu an yazıyorum ama rahatlamak adınadır bu yazılar,kimlik benliğine kavuşmuştur,bu yazılar dost sohbetinden alıntılardır geçmiş yazılardır hatırlanmalı ve ilerisi için klavuzluk yapmalıdır,şu an izlenen politika başarılı olmaktadır ve güneşin oğlu düzelme yolundadır..

    tşk ederim

    sağlıcakla...

    YanıtlaSil
  3. Tekrar merhaba;
    "kimlik benliğe kavuşmuştur" yorumu muazzam, Mevlevilikte kimsizlik bir mertebe, ilk yorumumda ben de aslında tarafınızdan biraz daha aydınlanabilmek sebebi ile sormuştum "insan kimliksiz kalabilir mi? diye... Yazılarınızı takipte olacağım... Dostlukla...

    YanıtlaSil
  4. merhaba dostum;
    yazılarımı sürekli takip eden dostlarım bu yazının ana fikrini biliyorlardı, siz gibi yeni dostlar için bu yazı durduk yere ne olmuş bu adama hissi yarattı farkındayım, ondandır ki yorumunuza karşılık verirken az biraz da olsa ayrıntılar ile anlatmaya çalıştım olan biteni..

    kimlik benliğe kavuştu;
    bu kavuşma ki ,gebe bir ananın çocuğunu ilk gördüğünde bağrına bastığında,genzine çektiğindeki cennet kokusunda o mucizevi olay tadında gerçekleşti,bende bu mucizenin bir ürünü olarak ruhumu özgür bıraktım,
    o ruh ki sukürede dolanmakta şimdilerde..

    onur duyarım dostum takip etmenizden
    ve nacizane yorumlarınızdan

    sağlıcakla

    YanıtlaSil
  5. gitmek uzak değil artık abine,
    gelmeseydim daha mı iyi olurdu bilemedim!...

    YanıtlaSil
  6. Aslında biz dış dünyada yaşıyoruz. ve dış dünya bize yabancı. yabancı olduğumuz bir yerin yerlisimiş gibi yaşıyoruz. asıl dünyamız ve var olmamaız gereken, ait olduğumuz yer iç dünyamız.

    Bu kadar iç dünyasına sahip çıkan, ve dış dünyaya olması gerektiği gibi dıştan bakabilen bu yüreği öperim ben.

    AKIN VAR AKIN GÜNEŞE AKIN.

    helal olsun. yine beni beynimin tam ortasından vuran bir yapıttı kalemin hiç durmasın.

    YanıtlaSil
  7. kesinlikle iç dünyamız ait olduğumuz yer ama bu yolculuk meşagatli ama kardeşin başarır bunuda tıpkı diğer zafer dolu yolculukları gibi (: güneşim ve ben bu ara öylesine derin konular üzerine dertleşiyoruz ki ortaya çıkan derlemeler de güneşe akın var dedirtiyor,iyi ki yanımdasın kelebek ablam (: hep onore ediyorsun beni utandırıyorsun kardeşini seviyorsun biliyorum ben tşk ederim ablam kalemim kalemindir söylememe gerek yok sizler ile karalar ak kağıdını...

    sağlıcakla

    YanıtlaSil

"yorumlayınız,yorunuz,yordurunuz efendim"