20 Nisan 2010 Salı

güneşten görevi devralan "ay"...


aşk-ı güneşten uzaklaştırıp

dolunay’a sunan bir seyyah!

ay’ın soğuk bedeninde

gezinirken görülmekte,

sevdiceğin aksi

dolunay gibi parıldamakta!

moraran dudaklar kırmızılığında

çıka gelen bir sevgili!

uzun uzadıya; o uzaklardan

bir çift buğulu göz,

kafayı omza yaklaştıran

hüzünlü bir bakış!

güneşin oğlu aldanmalara

yabancı değil; yine yeniden !

engel olunamayan deli atan

allar içinde bir yürek!

bilse de aldandığını

kabullenmiş bir sallabaş !

şarap ile bezenen o mor dudaklar

al kanlara aşina !

görünce yağmuru

titremesin,sussun istese de

tutmak için sımsıkı kavrasa da,

dudaklar; kelam ile kavgalı!

al kana engel olamadan

kan kokusu genzi yakarken

yağmurun tadı ile irkilen sefil beden

gözünü açtığında

yine çakır keyf bir halde!

meğer düşten ibaret olan biten!

gerçek olan;sade ve sadece

dudaklardan;arada bir tekleyen yüreğe

azar azar dökülen birkaç damla kan!…


"f.ferdi durusulu"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

"yorumlayınız,yorunuz,yordurunuz efendim"