14 Nisan 2010 Çarşamba

bloğumdaki 200. yazım çok eskilerden...


-Kalp atışlarında ki bu ritim;uzun sürecek bir yolculuğun ilk adımlarını andırıyordu!
Heyecanlanınca hızlanıyor,sakinleşince yavaşlıyordu yolculuğu.Her adımına tereddütle yaklaşıyor ve ereklerini düşünerek ne için bu yolculuk gibi ikilemler ile yol alıyor lakin karar verememek ile yüzleşiyordu.Bu yoldan nice önce geçen aşıklarca;ilk adım en zor olandır oğul denmişti!O aşıklar ki;tadmışlardı yolculuğun hazzını ,kederini ,elemini,kaf dağının ardını.Hiç istemeselerde güneşin oğlunu bir başına bırakıp geriden izlemekteydiler
-Kendisi görsün bırakın!! der gibi ahkam kesip, arka planda sonun başlangıcını izliyorlardı.Çıkılan yol engebeliydi,belirsizdi,bilinmezlerin bilimezindeydi!
Ama hiçbir endişe dahi duymaması;ancak gerçek aşka duyduğu inanç ile adlandırlabilirdi!İlk adımı atmış ve aşka yelken açtığı yolculuğuna çıkmıştı;
ilk hissettiği arkasından usulca esen ve mırıldanarak :
-Yolun açık olsun “ güneşin oğlu” diyen meltem rüzgarı idi.
İlk karşılaştığı manzara önce ki aşıkların karşılaştığından bir hayli farklıydı.
Bu beklenmedik durum karşısında ki ruh hali yine ikilemlerini ürününü andırmaktaydı.Öylece bakakalmış anlam vermeye çalışıyordu,bu sahneyi bozmak istemiyor uzatmak istercesine yavaşca hareket ediyordu.İçindeki gel-git yerini kalp çarpıntısına ve sevgiye bırakmaya başlamışken aniden duyduğu; seranatın sesi birden yüreğinin ferahlamasına sebebiyet vermişti..Yıllardır aradığı ve hasretle beklediği aşkı ona doğru geliyordu kalp atışında ritim bile düzensizleşmişti!Usulca esen bir meltemle kendini belli ederdi aşk.Bunu bildiğinden olsa gerek;derin bir oh çekerek toprağa yığılıvermişti.Gökyüzü de bu olaya şahitlik edercesine nimetlerini birer birer aynı sofrada sunmak istercesine hareket ediyordu.Sevdiğinin işiydi bu!!! Güneşin oğluna koşuyordu yağmur'u..Toprağın aşkıyla buluşması her zaman ki gibi ;evrenin en muhteşem kokusu ile büyülüyordu etrafı.Bu enfes kokudan anlamıştı; mavi gözlü sevdiği ona geliyordu.Ama nedense ıslatmıyordu sevdiğini yağmur!Rahmet ile aralarında ki bağ sözcüklerle anlatılamıyordu…O muhteşem an için hazırlanıp toprağa sırtüstü uzanmış bekliyordu sevdiğini!Meltem hafif dinmiş,yağmur'un yolunu açmıştı..Ağaçların arasından hışırdılar ile önce yapraklarda duyuldu ayak sesleri.
Sonra da usulca toprağa ,aniden tam karşısında beliriverdi mavi gözlü yağmur!

Güneşin oğlu;
Sonunda yağmuru ile karşılaşmıştı.Büyüyü bozmamak adına her ikiside sadece susmuş o anın tadını çıkarıyordu.Güneşin oğlu yüreğinden bir ışık hüzmesini sevdiğine göndermiş,sevdiğide ellerini ona doğru uzatarak kabul etmişti güneşinden geleni.Sonra kendine düşen görev misali:güneşine göndermişti yağmurunu.
"su & ışık" "mavi gözlü yağmur & güneşin oğlu"
Tanrı bu aşkı ödüllendirmek istercesine evrenin tüm renklerini bu iki aşığa sunmuştu.Tanrının kendileri için yaptığı jestten çok etkilen aşıklar;renklere ses yüklemek ve onlara ortak bir ad vermek için harekete geçmişlerdi.Aynı anda dile gelip bu güzel renklerin ortak adı gök kuşağı olsun dediler..
"-evet evet göğün kuşağı olmalı adı" diye de yinelediler!Gök tanrımız bizim aşkımıza layık gördü bu renkleri,o renkler ile de kuşağımız parmaklarımıza dolanan kuşak misali ;aşkımızın en önemli nişanı olsun,bakanlar bizi ansın,diyerek renklere ses yüklemeye koyuldular…

Güneş&yağmur renklere mana yüklediler…

Mavi;
güneş &yağmur'un aşk için çarpan yüreğin göze yansımasında saklı kalacaktı…

-Mor;
güneş&yağmur'un baharlarının her daim olmasını sağlayan meltem rüzgarında saklı kalacaktı...

-Sarı;
güneş&yağmur'un aşkları için verdikleri emekteki alın terinin toprağa düşmesinde saklı kalacaktı…

-Turuncu;
güneş&yağmur'un kuracakları yuvada ki şen kahkahada saklı kalacaktı..

-kırmızı;
güneş&yağmur'un canları gibi sevdikleri memleketlerinin al bayrak dalgalanma sesinde saklı kalacaktı...

-yeşil;
güneş&yağmur'un; toprağa sundukları ışık ve suyun dile gelip filizlenmesinde saklı kalacaktı..

-Turkuaz
güneş&yağmur'un mana yüklemeye zorlandığı tek renkti!

Bu sırada tengri imdatlarına yetişmişti;

GökTengri:
-Turkuaz mıdır o bulamadığınız eşsiz renk?
Turkuazı sizin aşkınızdan doğacak çocukların sesinde saklı kılacağım!
her güneş açtığında,her gökten inen su damlasında;
sizin meyvalarınız ile tomurcuklanacak bu evren,
ve aşkınız daim olacak!...


f.ferdi durusulu'dan mavi gözlü yağmuruna...


dipnotcuk:bu yazı ikibinlerin başında yazılmış nerden nereye diyesi geliyor insanın,
iki gündür eski yazılarıma bakma fırsatım oldu ve bu yazım 200.yazı olmalı diye düşündüm.
sağlıcakla dostlarım

6 yorum:

  1. Ben de eski yazılarıma düşüncelerime baktığımda nerden nereye diyorum gerçekten. en sevdiğim renk Mavidir, az önce mavinin buzu soğukluğu ifade ettiğinin söylediği bir yazı okudum ama tabiki buna katılmıyorum.
    Herkesin sevgisi için seçtiği sözler renkler var, hepsi o insan için en derin anlamları içerir önemli olan da budur.
    Güzel bir yazı sevgili kardeşim..ve yorumunuz için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  2. kesinlikle dostum nereden nereye geldik,
    renklere mana yüklemek nicedir çok güzel (:
    tşk ederim

    sağlıcakla

    YanıtlaSil
  3. Bu kadar mı güzel yazılır ? manasız renk olur mu hiç sevgili genç dostum :)Ve turkuaza hayran kaldım.İyi ki yayınlamışsın tekrar...

    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  4. tşk ederim abla dost (:
    onere oldum yine yeniden,
    eskileri karıştırırken elime geçti zamanında yazmışım üzerinden uzun seneler geçmiş güzel bir anı olarak kalmamış üstüne dile getirmişim o anları işte yazmayı bu yüzden seviyorum ben o anlar neler yaşamışım ne halde imişim ilerde görüyor ve yarınlarım için kılavuzluk yapmasını sağlıyorum..

    sağlıcakla abla dostum (:

    YanıtlaSil
  5. tşk ederim abla dost (:
    onere oldum yine yeniden,
    eskileri karıştırırken elime geçti zamanında yazmışım üzerinden uzun seneler geçmiş güzel bir anı olarak kalmamış üstüne dile getirmişim o anları işte yazmayı bu yüzden seviyorum ben o anlar neler yaşamışım ne halde imişim ilerde görüyor ve yarınlarım için kılavuzluk yapmasını sağlıyorum..

    sağlıcakla abla dostum (:

    YanıtlaSil
  6. tşk ederim abla dost (:
    onere oldum yine yeniden,
    eskileri karıştırırken elime geçti zamanında yazmışım üzerinden uzun seneler geçmiş güzel bir anı olarak kalmamış üstüne dile getirmişim o anları işte yazmayı bu yüzden seviyorum ben o anlar neler yaşamışım ne halde imişim ilerde görüyor ve yarınlarım için kılavuzluk yapmasını sağlıyorum..

    sağlıcakla abla dostum (:

    YanıtlaSil

"yorumlayınız,yorunuz,yordurunuz efendim"