18 Ocak 2010 Pazartesi

Zamane…


yılların eskitemediği,

eskinin yeniyi aradığı

ama bulamadığı o anda;

yaşanırken çıkagelir zamane..

kimi ;emeklerken görünür

kimi de koşar adım…

kum saatinde başlayan

zamane yolculuğu;

kişinin ruh haline

müptela olmuşken

görünür çoğu kez,

kum saatten akarken

boğazdan da süzülür zamane..

gün olur ;

usulca akar kum,

geçmez zamane !

bitmez saatler, günler,

aylar ve de akabinde seneler!

gün de olur ;

coşkun seli andırır ;

boğazdan geçen her kum zerresinde

kaybedersin bir anını daha

anlayamazsın,zamane de ki devinimini!

göz açmaya korkarsın!

ki, kapandığında göz

yedi uyuyanlardansındır!

devirler ,çağlar kapanmıştır

sen farkında olmadan..

arayı da bulmak lazım gelir,

ne med-cezirli,

ne de med cezirsiz bir ara!...

istersin ki kontrol sen de,

boğazı tutan el,

senin elin olsun..

yeri geldiğinde gevşetip

zamane’ye yol verirsin

o da nehir misali akıp gider..

tam zamanında da

sıkmak istersin o boğazı!

hem de intikam alırcasına!

geçen kumu azaltmalı ki !

zaman dinginleşsin

yavaşlasın, istersin ki ;

zamane’ye hakim olma avuntusu

züğürt tesellisinden öteye geçsin…



f.ferdi durusulu...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

"yorumlayınız,yorunuz,yordurunuz efendim"