19 Ocak 2010 Salı

anadolu da kara bir gün daha !...

19 OCAK


"dünleri , bugünü ve yarınları"


19 ocak dünleri


Postalların gür ve iğrenç sesi ile darbelere tanıklık eden güzel anadolum..Nazım'ı sevdiğinden ayıran,sürgüne yollayan ; postal yüzlü diktatör anadolum!..Deniz’imi Yusuf’umu,Hüseyin’imi darağacına sürükleyen Tanrı’nın bile “evren”i yaratırken tek kusurlu yaratağı; “kenan” ellerinde ki anadolum..Neler yaşadın dünlerin karanlığında neler!..Ahmet’im kökenini temsil ettiği bir ezgi seslendirmek istemesi ile sürgüne gönderen anadolum.. Aziz’im nesin sen dedi, aldı kaleme bu çarpık düzeni mizahi yönüyle, ateist ilan edildi, o da diğer aydınlar gibi karanlıkta kalakaldı ; ateist anadolum..Dünlerimde tarih 18 ocak olmuş bugüne de yakın ; çıkmış akıl hastası bir adam f tipinden , tarzanca konuşmaya çalışmakta ve akabinde anadolumun 5 yıldızlı bir oteline götürülmekte ! Ey güzel anadolum ne de güzel ödüllendiriyorsun bizleri, ne de güzel! Öldüren 5 yıldızda ! Ölen ebedilikte kendine yer bulmuş ,verilmiş birkaç cadde ve sokağa adı, yatmakta sade bir kabristanda, hem de yıldızsız !


19 ocak bugünü


Bir memleket düşün ki, içinde her düşünce olsun, insanları hür , sevgi dolu olsun,düşünebilsin ,düşüncelerini hürce dile getirsin; ama namümkün ola düşünmesi yasaklanmış anadolumun.. Hepimiz Hrant’ız! Dedik, aslında hepimiz anadoluyuz!…Çocuktuk postalların içinde, beşik oldu o postallar! ergen olduk darbeler ile!, evlendik hain suikastlar ile! çocuğumuz da oldu! Ad verdik içimiz kan ağlayarak;adlarına :Deniz,Yusuf,Hüseyin,Ulaş, Pir sultan,Bahriye,Ahmet,Abdi,Ugur,Hrant.. ve özlemini duyduğumuz Özgür adı verdik anadolumun evlatlarına!.. Hrant’ı insan yapan özelliği tabi ki düşünmesiydi, ama onu dinlemeye bile tahammül edemeyen anadolunun hayvanları, kolay olanı seçip kıydılar bir cana daha..Hrant’ın ne dediğini anlamadan,bilemeden bastı tetiğe,keşke bir dinleseydi acaba bu adam ne demekte , ne istemekte;tahammülsüzdü anadolum! Hrant konuşma özgürlüğünü kullanıyordu, ama bilmiyordu anadolumun geçmişi öyle kanlıydı ki ,kanlı geçmişinden yola çıkarak izin verilmiyordu konuşulmasına..Tetikleri çeken piyonlar, çocuk yaşta beyni yıkanan anadolumun cahil yüzleri! silahı tutan değil, tutturan zihniyetedir sözlerimiz! İkiye ayrılmış anadolum! Ne tarafa bakarsan bak; tipler idealleri için cana kıyabilecek kadar kendini adamış ! beyni yıkanmış anadolumun …Duymaktan korkan anadolumun yüzü kara insanları! Sorgulamaya;sorgucu olmadan başlayamayan, koyun olmaktan hoşnutça, çobansız kurtların hedefindeyim sanan , ama kurtlar sofrasında ki yemek olan anadolum insanı! Silkinip kendine gelemeyen anadolum! Dünlerim bugünlerimi öyle kararttı ki yarınlarıma nasıl bakacağım inanın , bilemiyorum !


19 ocak yarınları;


Yarınlar güzel insanların olacak , aydınların ışığında yolumuzu bulacaktık hani!

Ne de güzel bir temenniydi! Ne de güzel olacaktı, yarınlarımız!..Ama gel gör ki azizim; Şarkışla’dan,Madımak’a,Maraş’tan,Çorum’a ,İpekçi’den Üçok’a , Mumcu’dan Hrant’a ; uzanan acı geçmişimizin dünleri! Adli sicili hala aydınlatılmayı bekleyen dosyalar ile bir hayli kalabalık anadolumun!.. Bu topraklarda kan kokusu var azizim, bu topraklarda ölüm var, bu topraklarda katiller var! Hem de ödüllendirilen katiller! Öyle karamsarlaştık, öyle bastırıldık ki! Yolumuzu bulamadan susturulduk..Yarın 24 ocak olacak elimizde karanfil , birkaç mum ile mumcu’yu yad edeceğiz! Bunu kabullenemiyorum!!! Suçu ;anadoluma ve cehalet ile büyümüş insanına atıyorum, ama bir yanım da sevgi ile karşı çıkıyor!

yaşamak; hür ve insanca yaşamak

özgürlüğü tadarak yaşamak ,

yaşayalım ki; yaşatabilmenin nedeni olsun!

umarım yarınlarda buna benzer bir yazı yazmak için nedenim olmaz!

yarınlarımızda ; evlatlarımıza yeni bir isim vermeden !...

yaşarken ; yarınların ummaktan öteye geçebildiği , bir yarın istiyoruz!...



lanet olsun Anadolu lanet!!!!

bu katillere ekmek verdiğin için!

suyunu paylaştığın için lanet olsun!.

onları toprağına kabul edip

aydınlarımızdan daha iyi davrandığın için lanet olsun!...

lanet olsun da desem

sana sevgim daha büyük Anadolum!

yoksa nefes alamam buralarda!...



f.ferdi durusulu...





12 yorum:

  1. Tüm söylediklerine katılıyorum genç dostum.

    ANADOLU



    Beşikler vermişim Nuh'a

    Salıncaklar, hamaklar,

    Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır,

    Anadoluyum ben,

    Tanıyor musun ?



    Utanırım,

    Utanırım fukaralıktan,

    Ele, güne karşı çıplak...

    Üşür fidelerim,

    Harmanım kesat.

    Kardeşliğin, çalışmanın,

    Beraberliğin,

    Atom güllerinin katmer açtığı,

    Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,

    Kalmışım bir başıma,

    Bir başıma ve uzak.

    Biliyor musun ?



    Binlerce yıl sağılmışım,

    Korkunç atlılarıyla parçalamışlar

    Nazlı, seher-sabah uykularımı

    Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,

    Haraç salmışlar üstüme.

    Ne Iskender takmışım,

    Ne şah ne sultan

    Göçüp gitmişler, gölgesiz!

    Selam etmişim dostuma

    Ve dayatmışım...

    Görüyor musun ?



    Nasıl severim bir bilsen.

    Köroğlu'yu,

    Karayılanı,

    Meçhul Askeri...

    Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini.

    Sonra kalem yazmaz,

    Bir nice sevda...

    Bir bilsen,

    Onlar beni nasıl severdi.

    Bir bilsen, Urfa'da kurşun atanı

    Minareden, barikattan,

    Selvi dalından,

    Ölüme nasıl gülerdi.

    Bilmeni mutlak isterim,

    Duyuyor musun ?



    Öyle yıkma kendini,

    Öyle mahzun, öyle garip...

    Nerede olursan ol,

    İçerde, dışarda, derste, sırada,

    Yürü üstüne - üstüne,

    Tükür yüzüne celladın,

    Fırsatçının, fesatçının, hayının...

    Dayan kitap ile

    Dayan iş ile.

    Tırnak ile, diş ile,

    Umut ile, sevda ile, düş ile

    Dayan rüsva etme beni.



    Gör, nasıl yeniden yaratılırım,

    Namuslu, genç ellerinle.

    Kızlarım,

    Oğullarım var gelecekte,

    Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.

    Kaç bin yıllık hasretimin koncası,

    Gözlerinden,

    Gözlerinden öperim,

    Bir umudum sende,

    Anlıyor musun ?

    Ahmet Arif

    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  2. tşk abla dost
    şimdi fark ettim de ahmet arif üstadın bu şiirini
    13 temmuzda http://lonelyon.blogspot.com/2009/07/ahmet-arif-anadoluyum.html
    yayınlamışım öyle severim ki anadolumu
    tşk ederim yeniden ...

    YanıtlaSil
  3. sevgili dostum. Ne güzel anlatmışsın. Ben senden izin isterek yazını kaynak göstererek bloğumda yayınlamak istiyorum. Bende seni sayende bu günü herkeze yaymak istiyorum. Müsadeni bekleyeceğim dostum ama izin vermessen canın sağ olsun kalemin hep böyle keskin olsun

    YanıtlaSil
  4. tşk kelebek dostum,
    tabi ki kullanabilirsin,
    dostlar arasında ki bağ da izine ihtiyaç yoktur,
    sen de dostumsun istediğin gibi yayınlayabilirsin
    kelebek dostum ,
    sağlıcakla..

    YanıtlaSil
  5. Çok teşekkür edeerim. Boğazımda düğümlenen kelimelere tercüman olduğun için, Onlar korkmadılar. öldüler. öldürüldüler. Onları öldürenler ise gözümüzde öldüler. hemde çoktann...!

    YanıtlaSil
  6. rica ederim kelebek dostum,
    yarınlarımız kelebeklerin eşliğinde olsun,özgürce kanat çırpan her kelebekte düşüncelerde hayat bulsun ölmesin insanlarımız artık,bu yazıyı çok zor tamamlayabildim boğaz da düğüm olunca yazmak da güçleşiyor,yarınlarımız iyi olsun kelebek dostum,senin de emeğine sağlık,duyurmalı evrene özgürlüğün anlamını,prim verilmemeli katillere ekrana çıkartılmamalı,ana habere konu olmamalı istedikleri verilmemeli ama raiting kaygısı ve kapitalizm dünyasında yeni bir gündem maddesi çıkana dek görmeye mecbur bırakılacağız,aklı salim olan tv izlemiyor zaten çoğunluk yine izlemekte umarım izlerken melemiyorlardır koyun sürüsü!..
    sağlıcakla dostum

    YanıtlaSil
  7. teşekkürler kanka
    böle unutulmuş ötelere bırakıpmış bi tarihi hatırlattığın için...
    hep söylediğim gibi ii ki varsın...
    ne yorum yapsam içinde bi öfke seli
    o yüzden üstü kalsın bize kalmayan niceleri gibi..

    YanıtlaSil
  8. rica ederim kelebeğim,
    sen de iyi ki varsın , bu anadolu da sen gibi dostlarım olmaz ise nefes alamam ben sağol kanka..

    YanıtlaSil
  9. Yüreğine sağlık kardeşim...

    Ş.Yakup Tarhan

    YanıtlaSil
  10. yakup abim tşk ederim,
    sizin gibi büyük bir üstad tarafından beğenilmek
    gurur verici iyi ki varsınız

    sağlıcakla yakup abim..

    YanıtlaSil
  11. Daha önce de geldim yorum yazdım, ama yorumumu göremeyince, bir aksilik olduğunu düşündüğüm için yeniden yazıyorum.
    Önce Bloğuma yaptığınız ziyaret ve yorumunuz için çok teşekkür ederim. Gazatecilerimize ve yazarlarımıza uzanan ve onları katleden elleri şiddetle kınıyorum.
    Yıllarca Türk ve dünya kamuoyunu meşgul eden Abdi İpekçi'nin katili ve papa suikastçısı M.A.Ağca para kazanmak için her türlü tezgahın peşinde koşuyor. Onu kullanarak ondan rant elde etmek için, rantçılar da onun peşinden koşuyor.
    Sebebi her ne olursa olsun insana kıyan eller kırılsın diyorum.
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  12. recep üstadım
    tşk ederim yorumlarınız için ,
    dostlarımız ile hem fikir olduğumuzda , acılarımızı paylaşarak azalttığımızda,
    yüreklerimizde ki acılar
    bir nebze de olsa diniyor..
    kırılsın o eller recep üstad kırılsın!!!

    bende bugün aynı sorun ile karşılaştım sizin güzel yazınıza yorum yapmıştım kabul etmedi sonra yeniden yazdım sonrasında iki yorum yapmış gibi göründü bazen böyle aksilikler oluyor tek aksilik bunlar olsun be üstadım, teknoloji çağında ki geri kafalalıra baktıkça
    gerilmemek elde değil!..

    sağlıcakla...

    YanıtlaSil

"yorumlayınız,yorunuz,yordurunuz efendim"