14 Aralık 2009 Pazartesi

hayat kısa bir oyun günaydın-hoşçakal arasında...


günaydın ile başlar,

hoşçakal ile bitiririz

hayat denen oyunu..

bu kadar kısadır işte

bir anda geçer hayat!

bu iki araya ne sığdırabiliriz

neşe,keder,aşk,çocuk...

mühim olan ne yaptığımız değil

mutlu olup olmadığımız

neler bırakabildiğimiz

nasıl yaşadığımız olmalı iken...

hayat su gibi akıp gitmeye

başlamıştır bile...

göz açıp kapanıncaya

kadar olan süre gibidir...

hele bir merhaba! demeye gör

nasılsın? demeye başlarlar

sen anlatırken

dinleyici, olursun bilemeden...

öğütler ile büyürsün,

örf ile olgunlaşırsın,

töre ile katmerlenirsin,

yasalar ile kısıtlanırsın…

ilk sözler dilinden dökülünce

meraklı bakışlar sendedir..

emeklemen bile

hayatın zor yanını yansıtır,,

yürümeye başlayınca

seni sen yapan merak duygun

ile tanırsın evreni..

tutuştururlar eline bir kitap

oku bakalım derler

okumayı fişlerden öğrenirsin

fişlendiğin gün! okulun ilk günüdür!

hayatı öğretirler, öğreticiler

sen meraklısındır evreni tanımaya..

aşık olursun öğretmenine

tıpkı herkes gibi…

okul bitmeye yakındır

son gün hayat kaygısı ile mezun olunca

anlarsın ki büyümüşsündür…

sonra meslek tutmak için

gelecek için çaba göstermen gerekir

emeklediğin günleri anımsarsın

sofra genişdir başında kurtlar vardır

sen anasının kuzusu modundan çıkamazsın,

normlar seni ona da alıştırır

sen de kurt olmayı öğrenirsin..

eee artık evlenmeli dersin

evlenip barklanmalı!!

ne kaldı ki her şey tamam işte!

gönül fermanını imzalarsın

bazen gönüllüdür ferman,

bazen mantıklı!…

günlük telaşlara dalmışsındır artık,

hayat hayellerini elinden almıştır

buna sebep;

bazen eşin ,bazen toplumdur..

eşinin yorgun yüzünden

hayatı anlamak zor değildir,

sen de çalıştığından bilirsin

üstüne bir de iç işleri bakanlığı yapmak zordur

ama hayat onu da alıştıra alıştıra önüne sunar

sen istemesende çarkın dişlisi olmuşsundur…

evimin direği sıfatı ile pof poflanırsın

arada hoşuna da gider bu sıfat..

işten ayrılmışsındır yükün ağırdır artık..

ne olduğunu anlamadan,

bir de bakmışsın anne olmuşsun!

elinde beslenme çantası,

önlüğün yakasını çekiştirmekte,

kızının saçını örmektesin..

deja vu ya yabancı değilsindir artık

sosyalleşmeye başlarsın

yine bir merhaba demeye gör

nasılsın demeye başlarlar

bu sefer sorular çoktur..

sen anlatamadan

bir anda dinleyici olmuşsundur …

başını çevirdiğinde bir de bakmışsın,

telli duvaklı olmuştur evladın

ne oluyor yahu! diyemeden

torunlar başından inmez..

torunlar neşe saçarken

eski anıların bitmez hiç!

"benim zamanımda" ile başlayan

hikayelerin tekrarlanma ile yüzleşince

meraklı gözler acımaya başlar sana

ve nihayetinde

çevrendeki çocuk sayısı azalır..

kızarsın ihtiyar keçi gibisindir artık

nedenlerin hiç bitmez

cevaplarını önceden vermişsindir..

o sıra aynaya olan tutkun aklına gelir,

bir bakayım şu kendime dersin..

korku ve merakla

alırsın soluğu o aynanın önünde..

gözlerin seçemez olmuştur

o bile hoşçakal’a yakındır!!

saçların akçalaşmıştır,

ama sen kendini hala yaz sanırsın

baharlar peşi sıra birbirini kovalamıştır..

dişlerin bile senin değildir

kendince söylenirken

dişlerin ileri geri gider gelir

tıpkı senin med cezirlerin gibidir..

artık vakti gelmiş dersin ,

demir almak vaktidir

limanı terk etmeye hazırlık yaparsın..

kefen paran bile seni andırır

eskimiştir! tedavülden kalkmak üzeredir…

alırsın eline;

bir kağıt! bir de kalem!!

okumayı unutmuşsundur

hayat okumuştur zaten senin yerine de!

kalem ne zamandır yabancıdır sana,

o bile kızgındır !

bir hoşçakal yazısı ile

hatırlanılması üzmüştür..

eli iki yana gidecektir son kez

veda ederken herkese

bir hoşçakal demek için

kolları sıyıyır..

ama kolu görünce irkilir

susuz kalmış buruşuk deriyi

görünce şaşakalır!!

bu kol da kimin !…

düşünür eli başında,

hoşça kal demeye

kimden başlasam diye?

o sıra garipleşir ruhu,

gözleri eski tadında değildir

buğulanmaz bile..

gözleri bir noktada kilitlenir

dalar eski günlerin

gençliğine!…

uyanır gafletten

elinde kağıt kalemi görür,

gizleyemez şaşkınlığını!

-bu ne içindi yahu!!

-ben ne yazacaktım?

-iyice bunadın sen!

-bir ilaç almalı!! der ve

sonra unutur veda yazısını

hayat onun yerine hoşçakal demiştir…


f.ferdi durusulu


en güzel dipnot: ferdi bu yazıyı ;can dostu burcu saraçoğluna ithafen yazmıştır..

9 yorum:

  1. Eline sağlık brom. Muhteşem bir yazı olmuş. Kadın gözüyle hayata bakmak kolay değildir. Bunu başarabilen nadir erkeklerdensin.

    YanıtlaSil
  2. tşk ederim martım
    ilham kaynağımsın sen,
    muck koccaman (:

    YanıtlaSil
  3. Oldukça başarılı. Yüreğine sağlık Ferdicim. Burcu'm a katılıyorum:)

    YanıtlaSil
  4. çok hoş bir yazıydı hayatın bana yaptıgı gibi bir solukta okudum . Tşk iyi akşamlar

    YanıtlaSil
  5. @muammer; tşk ederim..

    @suskun güvercin; bir solukta yaşanan bir hayat ile yüzleştik hem yazdik,hem okuduk..
    size de iyi akşamlar

    tşk dostlar nacizane yorumlarınız için..

    YanıtlaSil
  6. Hayat; başlangıç ve bitişi belirli bir güzergah..
    Ve yaşamışlıklar; iki durak arasındaki, küçük kısacık mola yeri anıları..
    Ve ,ne garip; mola yerindeki konforumuzu pek de umursar olmuşuz..
    Oysa hepsi hepsi, bir kaç sigara, bir iki çay içimi kadar..


    Çok güzeldi..

    YanıtlaSil
  7. @lal ; tşk renk kattınız yazınız ile,
    bende yazınıza karşılık
    eklemek isterim kendimce (:


    hayat bir oyun sahnesi
    biz kimi oyuncu,
    kimi kez seyirci
    perde açılır alkış tutar,
    sahneye çıkar replik okurken
    bir de bakmışsın
    alkışlanıyorsun
    perde el çırpana kadar
    tesk bitene degin
    yavaşça kapanmış
    ne süfle yapan bulunur
    ne de seyirci…
    perde usulca kapanır
    izleyene ve oynayana…

    tşk ederim yeniden...

    YanıtlaSil
  8. Çok güzeldi genç dostum.Sana bir mor ve ötesi şarkısıyla eşlik edeyim :)

    " ve hayat herşey yolundayken sus dedi birden/
    ve hayat herkes işindeyken dur dedi birden "

    sevgiyle...

    YanıtlaSil
  9. tşk ederim dalgaları aşmak dostum,
    bende mor ve ötesi ile tamamlamak isterim;

    ...Uğraş didin farklı şeyler yapmak için
    Üç kişi ya da beş kişi anlar
    Ve zaman, ve zaman farklı yüzlerle
    Bazen yanında bazen arkanda...

    YanıtlaSil

"yorumlayınız,yorunuz,yordurunuz efendim"