11 Ekim 2009 Pazar

tohum oldum filizlendim , yeniden doğdum bugün...

Başımı öne eğip dizlerimin önüne aldım ,derin derin nefes alıp verdim ve gevşemeye başladım . Belki de gün boyu yürüdüğümüz ve yorgun düştüğüm için ,bedenim hiç karşı koymadan boyun eğdi . Toprağın boğuk ve sert sesine kulak verdim ve yavaş yavaş kendimi bir tohuma dönüştürdüm . Hiçbirşey düşünmüyordum. Her şey karanlıktı, toprağın karnında uyuyordum . Birden bir şey kımıldadı .Kımıldayan benim bir parçamdı ;uyanmak isteyen “yukarıda” başka bir şey olduğu için buradan ayrılmam gerektiğini söyleyen küçücük bir parçam.

Uyumak istiyordum , o küçücük parçam direniyordu .Parmaklarımı kımıldatmaya başladım , parmaklarım kollarımı kımıldatmaya başladı ;ama parmaklarım parmak ,kollarım da kol değildi .Toprağın gücünü alt etmek ve o “yukarıdaki şey” e doğru ilerlemek için savaşan küçük birer filizdiler .Gövdemin kollarımın hareketini izlemeye başladığını hissediyordum .Her saniye bir sonsuzluktu sanki ama tohumun doğması gerekiyordu “yukarıdaki şey”in ne olduğunu bilmesi gerekiyordu .Önce başım ardından bedenim büyük bir güçlükle yükselmeye başladı. Her şey çok yavaştı; beni daha önce dingin olduğum, başı ve sonu olmayan bir düş gördüğüm toprağın karşısına doğru iten güce karşı koymak zorundaydım. Ama kazanıyordum, kazanıyordum ; en sonunda bir şeyi yarıp geçtim ve dik durdum. Tepemden bastıran güç birden ortadan kalkmıştı .Toprağı yarıp geçmiş , o “yukarıdaki şey” tarafından kuşatılmıştım.

O “yukarıdaki şey”,tarlaydı .Güneşin sıcaklığını, sivrisineklerin vızıltısını ,uzaklarda akan bir ırmağın sesini duyumsadım. Gözlerim kapalı, ağır ağır ayağa kalktım; her an başım dönecekmiş,yere düşecekmiş gibiydim. Ama bu arada büyümeyi sürdürüyordum. Kollarım iki yana açılıyor, gövdem uzuyordu. İşte yeniden doğuyordum; daha da büyümemi, daha da uzamamı onu tüm dallarımla sarıp sarmalamamı isteyen koskocaman, parlak güneşin içimi ve dışımı yıkaması için yanıp tutuşuyordum. Kollarım gittikçe daha gazla açılıyordu, gövdemin tüm kol kasları sancımaya başlamıştı. Sanki bin metre boyundaydım, kendimi dağları kucaklayabilirmişim gibi hissediyordum. Gövdem durmadan genişliyordu; sonunda kaslarımın ağrısı öylesine şiddetlendi ki artık dayanamayıp çığlık attım…

Bugün bir tohuma dönüşmüş ve yeniden doğmuştum .Toprağın ve uykumun çok rahat olmasına karşın “yukarıdaki” hayatın çok daha güzel olduğunu keşfetmiştim. Üstelik, kollarım, bağrından geldiğim toprağı kucaklayacak kadar uzun olduğu sürece her zaman istediğim kadar yeniden doğabilirdim …



Paulo Coelho üstadın "hac" adlı eserinden...



2 yorum:

"yorumlayınız,yorunuz,yordurunuz efendim"