27 Haziran 2009 Cumartesi

adı deniz olmalı...


Bana,bana birini hatırlatıyorsun, üzerindekiler yabancı değil.yırtık sueterin,pantolonun, çizmen, çorabın. Bana birini hatırlatıyorsun, suratındaki yaralar, karalar, paslar hiç yabancı gelmiyor.ama sakın kızma, kızdırma. Sembol olmak katil olmaktan çok daha zordur. Yemekten, içmekten, direnmekten kesilirsin küçüğüm. Ben kimim diye sorarsan; biz tabiatla kardeşiz, yemeyle, içmeyle, uçakla, suyla, kuşla, böcekle. Ama bana yine ne olmuş diye sorarsan; sana deniz çarpmış küçüğüm. Hani ya! Doğruluktan dürüstlük doğar derler ya, işte ben beni bildim bileli ne ben beni buldum kendimde, nede kendim beni buldu bende. Ortalığın arazisi olduk kaynadık kazanlarda. Dünya kazan oldukça ben bir kepçe. Dolduk tabaklara daha çok istercesine. Hani ya! Gülüm işçi olup emek dökercesine.



Ankara! Adı kadar büyük ama içinde konuşulanlar kadar küçük olmaya devam etti bir zamanlar. Ki başlamaya görün. Çocuk olursun bir yandan severler bir yandan döverler. Okursun eşek kadar adam olursun, iş bulamadığın zaman hiç dinlemez söverler. Yahu ulan dostum! Ben boks şampiyonu değilim ki hayatı nakavt edeyim. Ben kültürümü hayata adadım. Hayatı tanımlayamıyorum hayat nedir acaba: Her gün paket paket alıp içtiğimiz sigaralar mı? Yoksa masayla dilimiz arasında gidip gelen kadehlerin o ahenkli ve ritmik sesleri mi? Yoksa akşamları eve gelen babamın o boş o bomboş bakışlarımı? Bilmiyorum. Yıldızlardan kopup geldiğimiz şu dünyada, yıllanmış ağaçların sarı yaprakları gibiyim. Etraf toz, toprak, kan göleç. Adına ne seher yeli diyebiliyorum, nede toz pembe. Ama şunu iyi biliyorum ki bir tanem; bir çocuğumuz olursa adı deniz olacak. İster kız ister erkek fark etmez. Ama bakışları fark etmeli, bir güneş gibi olmalı, aydınlatmalı her yeri her bir taraftan bir bir........


AHMET BAYAM

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

"yorumlayınız,yorunuz,yordurunuz efendim"