23 Haziran 2009 Salı

7günde7günahla başbaşayım...



















7günde7günahla başbaşayım...

lust - şehvet, (p.tesi)


greed - bencillik,(salı)


gluttony - açgözlülük, (çrşmb)


pride - kibir,(prşmb)


sloth - tembellik,(cuma)


wrath - nefret, (c.tesi)


envy - kıskançlık(pazar)


7 ölümcül günahı,1 haftaya sığdırabilen deli birini hiç görmemiştim!

görmemiş olmam yapmayacağım anlamına gelmiyordu...
neden bunu istediğimi de tam kavrayamamıştım ama ..
hepsini tek tek 1 haftada tatmak istiyorum nedensiz ,amaçsız,şuursuzca...
insan günahları tatmak ister mi ,ne saçma düşünce; diyenleri duyar gibiyim.
işin özüne döndüğümüzde ,2 haftadır aynadaki benle yüzleşiyorum...
ayna da ki ben sürekli fısıldıyor kulağıma "güneşin oğlu yanlışsın" diyerek...

Ayna tutulunca karşımda, hiç beklemediğim bir anda anlamıştım toplumda ki rolümü ,kendimi seyretmeye koyuldum... Dışardan kendine bakmak ne tuhaf!!ne yapmıştım bunca zamandır yüzleştim .Hem de ne yüzleşme!acınası halime bakarak, boşa, amaçsız geçirdiğim günlerime kahrederek,Gem vurarak, lanet olsunlarla …..Bir bakışta kendimi gördüğümden olsa gerek yüzüm sararıp solmuştu…

Aynada kendini basiretsizce görmek!bunu kaldırabilecek alt yapısı olması karanlığın içinde ki, zayıf bir ışık hüzmesi gibi parıldıyordu..Doğru bildiği her şey yanlıştı!!Neydi bu doğrular..Onun üzerine durmalıydı; kimin doğrusu , kimin tabusuydu.Töre mi?, adet mi?, hukuk kuralı mıydı???Bu soruları tek tek ele almaktansa,onları irdelemektense,değişmeye çalışmak;tokat gibi yüze çarpan gerçekle tanışmak en hayırlı yol gibiydi.. Gülmek onun için vazgeçilmez olmuştu.Her insanın kötülüklerden koruyan kalkanı vardı muhakkak..Gülmek onda ki kalkanı yok etmiş ama o bunu şimdi görebilmişti…Yüzü tebessüm ettikçe yara almış;onu koruyan kalkan artık dayanamayıp,elini ayağını çekmişti…O kalkanı tekrar canlı tutmak bundan sonrası için ilk adımda yerine getirilmesi gereken en önemli unsurdu,işe kalkanı tamir etmekle,gülmeyi unutmakla başlayacaktı…Söz de çok kolaydı “gülmeyi unutmak”Unutmak kavramını ele almakda da fayda var..İlerde hatırlanacağı göz ardı edilemez..Ondandır ki unutmaktansa onu tamamı ile yok etmek, bir daha karşılaşma umudunu ortadan kaldırmakla eşdeğerdi…

Evet evet tamamen yok edilmeliydi!!! Her gülümsemesi bir tokatla ödüllendirilmişti...Anılarla yüzleşiyor bu kadarına nasıl katlandığına şaşmadan edemiyordu...Acaba gelişim sürecinin verdiği bir noksanlık mıydı bu yoksa yetiştirlme tarzı mıydı?..Bu sorularla daha çok haşır neşir olacağından şimdilik görmezden gelmişti,yola çıkmış adımını atmıştı;yol engebeliydi, korkuluydu,kendisiydi bir nevi…Sorun kendisi olup da , onu halletmeye çalışması garip olan ruh halini gülmeye zorluyor ama güldüğünden başına bunlar geldiği gerçeği tokat gibi yüzüne çarpınca ironinin tadını çıkarmaya çalışırcasına yazmaya son vermek istiyordu...

Şimdi künyemi sana açmak vaktidir diyerek, aynaya hafifçe yaklaştı
nefesi ile beyaz kesen ayna ya şu satırları eklemişti:
"su akar yolunu bulur"
yazının hemen sileneceğini ,gözlerden kaybolacağını biliyordu
bilerek yazmıştı bu yazıyı,suya yazı yazmak gibiydi
felsefesiydi bu söz,ondan da vazgeçmiş son yazısını yazıyordu,
karanlık dönemde yazılan son yazıma elveda....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

"yorumlayınız,yorunuz,yordurunuz efendim"